İstanbul Boğazı`nın rengini lacivertten yeşile çeviren, güneşin sert sarı ışığını yumuşatan, Karadeniz`den gelen esinti ile sıcak havayı yalayıp ılıtan bir yaz gününde, Casbah`dayım. Boğaz göz alabildiğine önümde, Ulus sırtlarında muhteşem bir ormanın üzerinden Kandilliden Kuleliye kadar dizilmiş yalıların gün batımı kızıllığında Boğaz sularına düşen gölgelerini izliyorum.
İstanbul sokaklarındaki trafiğin sesi, insan kalabalığının uğultusu bir anda kulaklarımdan siliniveriyor. İçinde kaybolmak istediğim bir tatil kasabasını andırıyor. Ağaçların rüzgarla salınışları, burnuma dolan çam kokuları, gemi sirenlerini kesen kuşların çığlıkları... muhteşem...
Casbah ismini, Barbaros Hayreddin Paşa`nın Cezayir`e ilk çıktığı topraklara bakan tepeye doğru kurulmuş ve Fransız koloni dönemine rağmen; halen soluk alıp veren "Türk mahallesi" olarak anılan yerden almış (Söylenişi Kazba). Sahipleri, Casbah`in mimarisinden o kadar etkilenmişler ki sempatik işletmelerine, bu ismi vermek istemişler. Sizi kocaman gülümsemeleriyle karşılıyor ve sıcacık bir ortamda ağırlıyorlar, kendi evlerinde gibi... samimiyetle...
Dekorasyonu, içinde bulunduğu tabi güzellikleri tamamlayan bir sadeliğe ve şıklığa sahip. Yoğunlukla ahşap dekore edilmiş teraslardan oluşuyor. Kış aylarında ise saatlerce ateşini seyretmek isteyeceğim, şömineli sıcacık bir salonu var. Sonbaharın renkleriyle ve de kışın beyaz örtüsüyle güzelliğini hayal bile edemiyorum. Mekanın dekorasyonu, içinde bulunduğu tabi güzellikleri tamamlayan bir sadeliğe ve şıklığa sahip. Tüm açık ve kapalı salonları aynı doyumsuz manzaraya hakim farklı kotlarda, fakat iç içe ve samimi 5 ayrı bölümden oluşuyor. Bu bölümlerden bir tanesi barı, şöminesi ile sıcak renklerle ahşap kaplamalarla dekore edilmiş 150 kişi kapasiteli dört mevsim hizmet veren kapalı bir salon. Diğer bölümler ise Bar & Lounge ve Restaurant olarak dekore edilmiş 4 farklı terastan oluşuyor. Yaz aylarında toplam kapasitesi 400 kişi.
Mönü, Akdeniz ağırlıklı, Dünya mutfağının zengin lezzetlerinden oluşuyor. Mönülerine, her sezon klasikleşen lezzetlerini değiştirmeden yepyeni lezzetler ekliyorlar.
http://www.casbah-restaurant.com/
4 Haziran 2008 Çarşamba
Casbah Restaurant - Ulus, Istanbul
26 Mayıs 2008 Pazartesi
Çamlık Park Restaurant & Cafe - Ulus, Istanbul
Günün her saati farklı keyif alabileceğiniz İstanbul'un en nezih semti Ulus'ta eşsiz bir köşedir.
Gündüz gençler ve kendini genç hissedenler, temiz havada ücretsiz spor komplekslerinden (tenis kortu, basketbol sahası, bisiklet ve yürüyüş parkuru) faydalanıp içeceklerini yudumlarken, çocuklarsa kendileri için tasarlanmış 2 adet kum havuzu ve çocuk oyun parkında neşeyle vakit geçirebilirler.
Romantizmi canlı müzik eşliğinde yaşayabileceğiniz Çamlık Park Restaurant kışın eşsiz manzaralı 80 kişilik salonunda hizmet vermekte. Yaz aylarında tercihinize göre bahçesinde veya şelalesinin yanında doğayla dahada bütünleşebileceğiniz, seçkin mönüsüyle tartışmasız tek tercihiniz olacaktır.
Etiler Çamlık Ocakbaşı Rastaurant'ın 35 senelik tecrübesini kendi bünyesine zenginleştirerek taşıyan Çamlık Park Restaurant klasik Çamlık lezzetlerinin yanısıra özel günleriniz, nişan - düğün organizasyonları, şirket yemekleri ve diğer toplantılarınız için alternatif seçenek ve special mönüler sunmakta...
http://www.camlikpark.com/
6 Mart 2008 Perşembe
Boğaziçi Lokantası - Ulus ve Gaziosmanpaşa, Ankara
Rumeli kökenli Mehmet Recai Boyacıoğlu'nun lezzet hikayesi, bundan tam 50 yıl önce, Ulus Denizciler Caddesinde açtığı Boğaziçi Lokantası ile başladı.
Yemeklerinin lezzeti ve kalitesi kısa sürede ünlenen Boğaziçi Lokantası, kısa sürede başkentte bir marka olmayı başardı.
1991 yılında hayata veda eden Mehmet Boyacıoğlu'nun tüm damak tadı sırlarını paylaştığı oğlu Halil İbrahim Boyacıoğlu'nun markayı devralmasıyla, "Lokantacılık Sanattır" ilkesi kalitesinden ve güveninden hiçbir şey kaybetmeden günümüze kadar devam etti.
50 senelik Boğaziçi Lokantası lezzet sırlarını şimdi de Gaziosmanpaşalılarla paylaşmaya hazırlanıyor.
http://www.bogazicilokantasi.com.tr/
21 Şubat 2008 Perşembe
1 Şubat 2008 Cuma
Zenger Paşa Konağı - İçkale Ulus, Ankara
Tarihi 18.yüzyılın ortalarına kadar uzanan Zenger Paşa Konağı 1989 yılında ERKAL ZENGER tarafından restore edilerek restoran ve sanat galerisi olarak günümüzde hizmet vermektedir.
Ankara Kalesi surları üstünde kurulu asırlara meydan okuyan Zenger Paşa Konağı’nın nezih salonlarında konuk olduğunuzda tarihin esintilerini üzerinizde hissedeceksiniz.
http://www.zengerpasa.com/